10/7/2007
ARKADAŞLAR BU BLOGA UZUN ZAMANDIR
BİŞEYLER EKLEYEMİYORDUM OKUL NEDENİYLE
ŞİMDİ ARKADAŞIMLA http://monotonlukmaratonu.blogcu.com/ ve http://doktorcuangel921992.blogcu.com/UMARIM ZİYARET EDERSİNİZ...
Kategori: (Belirtilmemiş) | Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı
8/7/2007
NEYİ YAŞAMAK İSTİYORSAN ONU YAŞAMALISIN!!!

Kategori: (SIIRLER) | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı
10/6/2007
AŞK
| ...Aşk eski bir hikayedir ama her zaman yepyeni...Ve aşk, öyle engin bir deryadır ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı... Sana desem ki; 'Aşk kalbin göklere yükseldiği altın merdivendir.' Bilmem yeterli ulurmu? Aşkın ilk soluğu, mantığında son soluğudur. Bitmeyen bir şarkıdır aşk...Dudaklarda türkü, ruhu açan baharın gelişi gibi...Nasıl, nereden gelir bilinmez, öyle sessiz ve güçlü... İnsan kalbindeki gerçek aşk dört nala giden bir attır. Ne dizgin anlar, ne ses dinler... Aşk insanı kılıçsız zapteder ve ipsiz bağlar. Aşkı anlatmak, suya mektup yazmaktan farksızdır. Aşk işte, AŞK... | |
Kategori: (SEVGIYE DAIR) | Yorum (3) | Yorum yaz! | Bağlantı
14/1/2007
İNSANI ÖLDÜREN ŞEY
Kategori: (Belirtilmemiş) | Yorum (6) | Yorum yaz! | Bağlantı
26/11/2006
NEDEN SUSUYORSUN?

Sen,kimsesizlik içindesin
Sen,o kimsesizlik içinde onlardan korkuyor musun?
Sen hiç konuşuyormusun?
Konuştunmu yada.
''Yaşıyorum'' diyorsun,
Hiç nefes aldınmı ki?
Neden gülümsüyorsun?
Neden ağlıyorsun?
Sorguluyormusun sevgini,
Hissediyormusun sonsuzluğu,
Kayboluyormusun derinliklerde...
Gözyaşların yağmura karışıyormu ağladığında?
Söyle!
Hiç boğuldunmu karanlıkta?
Peki boğulduğunu sandığın oldu mu?
Koşabiliyormusun boş bulduğun yeşillerde?
Yerlere yatıp soluyabiliyor musun toprağı?
Korkuyormusun söyle yalnızlıktan?
Ağlıyormusun yalnızlığına?
Peki, yokolduğunda ne yapıyorsun kalabalıkta?
Bir hiçken.
Bir hayalken.
Dokunuyormusun hiç sevgi soluduğun kalplere?
Yaşıyormusun o gözlerindeki heyecanı?
Acı kokan tenlerinde soluyabiliyormusun o kokuyu?
Gözlerin doluyormu bazen?
Sırf konuşamadığın,
Yalnız kaldığın için;
Yada durup dururken,hiçbirşey için.
Kulaklarını tıkayabiliyormusun duyduğun çığlıklara?
Cehennemden gelen,can yakan o acı tonlara.
Hiç gözyaşını seyrediyormusun peki?
Kaybolurken yavaş yavaş,kururken teninde.
Nereye gittiğini sordunmu hiç kendine?
Nereye istersen oraya gideceğini de biliyormuydun?
Söyle!
Aşırılıkmı bu dünya yoksa bir sonsuzluk mu?...
Neden sustun?
Sen nesin?
Kimsin?
Neden ağlıyorsun?
Neden susuyorsun?
Kategori: (SIIRLER) | Yorum (4) | Yorum yaz! | Bağlantı
26/11/2006
ŞİİRLER

Kaplar Denizin Yüzünü
Kaplar denizin yüzünü
Unutulmuş uykularda
Şimdi değişmiş kayıp
Şimdi bir başka uzak.
Kopmuşsanız yıllar yılı sürmüş bir yaşamdan
Kapanmışsa o sayfa
İçinizde bir ezik, garipsi türkü
Şimdi artık yoksa.
Daralan gecede
Boş yere aramak sevinci
Beraberken acı yan
Ayrılınca neden böyle çekici?
Neden ilk yağmurlarda sonbahar
İlk soğuklara doğru ürperti
Hatırlanır savrulan yapraklarda
Vardı.
Ben şimdi başını alıp giden
Mavi bulutun muyum,
Sislerdeki evin önünden geçsem,
Camlarda bulur muyum?
Kategori: (SIIRLER) | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı
26/11/2006
ŞİİRLER

Buralardan oralara..kalpler uçurdum..
Sana gelsinler diye..
Sana olan sevgimi desinler diye..
Buralardan oralara..kalpler uçurdum..
Senin olsunlar diye..
Sana olan sevdamı kulağına fısıldasınlar diye..

Hani ben beyaz desem..sen kara derdin..
Ben gidelim derken..sen kalalım..
Biriktirdik inatlarımızı..
Ben beyzalarda kaldım..sen karalar da..
Ben bak buralardayım..sense uzaklar da..
Pes ediyorum..
Al yüreğimi senin ellerine teslim ediyorum..
Sana bu yaralı yürek..
Olmaz , olmamalı dediğim yasak yeniden sevmeleri..
Terk ediyorum..
Sana bu yaralı yürek..
Bu yüreği sevmeye de yürek gerek..
Al yüreğimi sana teslim ediyorum..
Yaralı bu diyeceksin kim bilir belkide biliyorum..
Ama seni bu yaralı yürekle sevmeyi öğreniyorum..
Pes ediyorum..
Al yüreğimi senin yüreğine teslim ediyorum..
Sana bu yürek..
Sevmek olacaktır ilacı..iyileşecektir..
Gör bak sağlam bir yürekten daha fazla sevecektir..
Pes ediyorum..
Al yüreğimi senin sevgine teslim ediyorum..
Kategori: (SIIRLER) | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı
15/10/2006
İYİ Kİ YAPMIŞIM
Nedir bu zaman, anlamak oyle zorki.
Cok mu seviyoruz nefret mi ediyoruz.
Kimi zaman yaratmak, kimi zaman da öldürmek için ugrasiyoruz.
Kimi zaman öyle degerli ki ayıramıyoruz bir anını bile, kimi
zaman da geçersiz akçe harcıyoruz deli gibi.
Gun oluyor muhtaciz, kazanmanin yollarını ariyoruz ,
Gun oluyor hoyratca kaybediyoruz.
Ama bilinen bir sey varsa o da en hizli akiskan zaman.
Ve her akiskan gibi hizi da kendine ozgu.
Gecsin istersiniz ilerlemez sıkısır iki kucuk cizgi arasina
da,
Dursun istersiniz butun marifetini sergiler size.
Özlemlerin bitmesine ramak kala, uyur kalır akrep ile
yelkovan.
Unuturlar görevlerini, istemez canları gitmeyi bir küçük çizgi
bile. Size asırlar gelen aralıklarla bakarsınız ama, onlar
hala aynı yerlerindedir.
Güneş inmez yerinden birtürlü devretmek istemez nöbetini aya.
Ay evrelerini uzatır.
Zaman geçersiz akçedir o an, harcamak istersiniz ama kimse
almak istemez.
Ya sınırlı zaman buluşmalarında.
Günlerin , saatlerin hatta dakikaların geçmemesini istediğimiz
anlarda. Her anın küçük bir çocuğun elinde sımsıkı tuttuğu
şekeri kadar değerli olduğu zamanlarda.
Bakmak gelmez içimizden korkarız ama nasıl da hızla geçmiştir
zaman.
Bütün marifetini nasıl da sergiler size akrep ile yelkovan
denen iki palyaço.
Kendilerine ayrılan oyun alanında olanca hızlarıyla koşarlar,
çizgilerin üzerinde duran yanacaktır sanki, dolap beygiri
misali kovalar durular birbirlerini.
Ne zaman katetmişlerdir onca yolu anlayamazsınız.
Yüreğimize bağlanmıştır sanki saatin kadranı, ne kadar hızlı
çarpıyorsa o kadar hızlı ilerler.
Bitmesin istersiniz an, geçmesin, dursun istersiniz ama durmaz
zaman.
Kıymetlidir zaman kimi zaman, kimseye veremeyiz ucundan
kenarından.
Sürekli dilimizdedir, vakit ayıramayız, zaman ayıramayız.
Bir telefonu, ufak bir ziyareti araya sıkıştıramadığımız
anlarda kullanırız bu sözü.
Ayıramayız bir türlü bir telefonluk zamanı da,
O ayrılamayan zaman o an neye ayrılmıştır daha hayırlı
bilinmez.
Ne yapacağımızı, nereye koyacağımızı bilemeyiz bazen de
zamanı. Zaman için en acımasız son budur işte. Nasıl
kullanacağımızı bilemediğimiz zaman, mutlaka ölür zaman.
İster hızlı geçsin, ister yavaş. İster dost, ister düşman
içiçeyiz zamanla.
Onun hayatı bizim, bizim hayatımız onun elinde.
Böylesi bağlıyken yaşamlarımız birbirine iki tarafın da
birbirini mutlu etmesi doğuracaktır en güzel beraberliği.
Her beraberlik gibi.
Kaybedilen zaman, bir şeyi kazandırmazken, harcanan vakit de
nakide çevrilemiyor.
Dünü getirmemiz imkansız olsa da, yarın henüz bizim elimizde.
Yarın ''İyiki yapmışım'' diyebilecek birşeyler yapmak için çok
zamanımız var daha.
''İYİKİ YAPMIŞIM'' larınız çok olsun.
Kategori: (ANA SAYFA) | Yorum (4) | Yorum yaz! | Bağlantı
15/10/2006
KADIN VE GÖZYAŞI
Küçük bir erkek çocuk,
annesine sordu: "Niçin ağlıyorsun?"
"Çünkü ben kadınım." Diye cevapladı annesi.
"Anlamadım!" dedi çocuk. Annesi, çocuğu kucaklayıp
"Hiç bir zaman anlayamayacaksın!" dedi
Babanın cevabı: "Bütün kadınlar
sebepsiz ağlayabilen yapıdadır" oldu.
Küçük çocuk büyüdü, yetişkin adam oldu, halâ
kadınların niçin ağladıklarını keşfedemedi.
Nihayet öldükten sonra cennete gittiğinde Allahıa sordu.
niçin bu kadar kolay ağlayabiliyorlar?"
Allah:"Ben kadınları özel yarattım! Tüm yaşamın
ağırlığını taşıyabilecek kuvvette olmasına rağmen
başkalarına teselli verecek kadar yumuşak omuzlar,
doğumun acısına olduğu kadar doğurdukları evlatlarının
nankörlüğüne dayanabilecek iç kuvvetini verdim.
devam edecek azmi,
ailesinin hastalığında; yorgunluğa
pabuç bıraktırmayacak kudreti verdim.
Her türlü şart altında,
hatta kendilerini çok kötü incitseler de,
çocuklarını sevmek duygusallığını verdim.
Bu duygusallık her yaştaki çocuklarının
yaralarını sarmalarına, sorunlarını dinleyip
paylaşmalarına yardım ediyor.
Onlara iyi bir kocanın eşini asla incitmeyeceğini fakat
bazen destek ve kuvvetini deneyecek davranışlarda
bulunacağını anlayacak duyarlı bir zeka verdim.
Tek zayıflık olarak kadınlara bir gözyaşı verdim...
sadece gözyaşı...
Kategori: (SOZLER) | Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı
15/10/2006
VAR MISIN?
VAR MISIN?
Biliyorum şasıracaksın,
Son sözler gibi gelecek kulağına,
Yoo yanılmıyorsun , son sözler bunlar
Bu uzaklığı kaldırmak için ortadan sadece bir ufacık bir histik
Sen bana ben sana iki satır laf iki misralık şiirdik,
Bir gülücüktük, bir soru işareti,
Oysa daha fazlasını istemek bencillik mi?
Anla artık! sözler var ama satırlar yetersiz,
Düşünceler var ama sayfalar yetersiz,
Duygular var ama mısralar yetersiz,
Anla artık, biliyorum bir sen var bir de ben ,
Uzak uzak yerlerde ayrı ayrı şehirlerde
Ama desem ki sana, biz demeye var mısın?
Desem ki ne sen olsun ne de ben,
Bir biz olalım Var misin?
Kategori: (SIIRLER) | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı





